Fransa Cannes'dan Midilli'ye Seyir Defteri Yazı Dizisi-8

Crotone - Leuca


Henüz yanaşıp, tekne yıka-pakla, yakıtı al, suyu doldur, çöpü at... Ve duştan sonra bir yürüyüş ve bir kafedeyim... Acayip yorgunum ama uyumak istemiyorum... Anın tadını çıkaracağım... Vücudum “bak kapatıyorum gözlerimi” diyecek ama ben “Ha...tir! Bi daaa mı gelcez dünyaya!” diye tavrımı koyacağım...


Crotone’ye geliş çok isteyerek olmadıysa ve ilk intibamız iç karartıcı ticari yeni limandaki batık gemiler, ticari gemilerin yüklerinin kasveti olsa da, yürüdükten sonra şehri daha iyi görebildik... Önce demirlemiştim... Sonra balıkçı teknelerinin oraya çekip, eski limanı görmeye gittim ve sonra da oraya taşındım tabi... İşte ne olduysa orada oldu, Crotone başka bir yüzünü gösterdi... Ve beni hemen kabul etti... Kafedeki garsonlarla muhabbetler, marina görevlisince kardeş ilan edilip, balıktan, bakkal alışverişine kadar her şeyde benim için pazarlık yapmasına kadar her şey müthişti... İyi adamdı gerçekten... Ben niye böyleyim ama tanıdığım herkesi özlüyorum sonra... Onu da özleyeceğim...Dört gün bekledikten sonra, hava güzelleşti ve ben yola düştüm... Saat 18:30 da halatları çözdüm... Ve benim limandan el sallanarak uğurlandığım tek yerdi burası... Marina görevlisi, elini kalbine koyarak “Fratelli! Kendine iyi bak! Her zaman beklerim, buradayım!” dedi ... Hüzünlendim... “Umarım gelirim!” dedim içimden “Umarım!”...


Denizde her şey yakın görünüyor... Bir saat sonra Crotone de olduğu yerde duruyordu geride :) Ve sonunda kayboldu... Geldiğim yer ve gidiyor olduğum yer görünmüyordu ve sadece dolunay ve gündüz gibi aydınlattığı deniz... Gerçekten gündüz gibiydi, denizin üzeri ap ayan... Çok güzeldi deniz, çarşaf gibi ve zaman geçti, geçti, geçti ve gün doğdu ama deniz de değişmeye başladı... Leuca görünüyordu tabi ama söyledim ya, göründüğüne bakmayın hiç... Daha çok yol var... Yandan gelen dalgaların salladığı beşik gibi ilerliyorduk... Mustafa Kemal Kaptan, denizli havada yelkeni az aç, kafa vurmaş demişti, aklıma o geldi ve sallanan havada da yandan gelen dalgaya, yandan gelen rüzgarla yanıt vermek istedim... Yelkenler fora :) Ve artık yana yatmış ama sadece yana yatmış tekneyle, dalgalar altımızdan geçiyordu... Sabah böylece oldu...


Bu sefer Leuca’da telefonla aradım Marina’yı... “Okey sorun yok, gir!” dedikten sonra daldım... Önce akaryakıt istasyonuna yanaştım, kimse yoktu, bağladım ve 2-3 dakika sonra görevli geldi... Güler yüzlü ohh! Doldurduk ve sonra kendi yerime yanaşmama yardım etti... Gerisi belli...Şimdi çok yorgunum... Yarın önümde İtalya’dan Yunanistan’a geçiş var... Korfu Adası’na gideceğim... Beğenirsem biraz kalırım, ki beğeneceğim sanırım :) Bu geçişten sonra uzun geçişler yok... Sadece Ege Denizi ve onun hiç bitmeyen sert rüzgarları gelecek... Arada iki kanal geçeceğim... Lefkada ve Korint Kanalları... Korint, dünyanın en pahalı kanallarındanmış... Görelim bakalım... Koylar olacak önümde, kaçacak yerler... Arada marinalar... Bakalım...

26.10.2015

0 görüntüleme