Rakı kültürü



Arap bilim adamları günümüzden yaklaşık 500 yıl önce çok önemli bir şeyi keşfettiler: Şarabı ısıtmaya başlayınca ilk buharlaşan şey ne suydu, ne de şarap.Damıtma adı verilen bu işlemle sanki simya gibi bir şey yapıp şarabı bambaşka bir şeye çeviriyorlardı. Bu ürettikleri yeni şeyin adına ‘al-kohl’ dediler. Ne su, ne şarap olan ve insanı sarhoş eden bu sıvıyı alabilmek için ateşin sıcaklığı sürekli olarak sabit tutulmalıydı. Bunun için de ateşle sürekli oynanıyor, bu da koyu bir kurum ve is oluşmasına sebep oluyordu. Rengi, göz kapaklarını boyamak için kullanılan sürme tozuna benzeyen bir kurumdu bu. O nedenle, yaptıkları bu sıvıya, sürme tozu yani‘al-kohl’ adını verdiler. Arapların ‘alkol’ kelimesinin ve yüksek alkolün mucidi olması yeterince ironik gelmediyse, başka bir malumatfuruş bilgi daha vereyim.



Araplar rakıyı da ilk bulanlar; hatta ‘rakı’ sözcüğü de Arapçadan gelir. Rakı damıtılırken, terler gibi damla damla akar. Belki bu yüzden, kelime, Arapçada ter anlamına gelen ‘arak’ kelimesinden türemiştir yani rakı dendiğinde aslında çok yerli ve millî bir içkiden bahsetmiyoruz. Akdeniz’de neredeyse her ülkede değerli olan anasonla beraber damıtılarak üretilmiş, rakıya benzeyen içkiler var. Hepsinin ortak özelliği, anason sayesinde, bu içkilere su katıldığında renklerinin süt beyazına dönmesi.





Lübnan ve Suriye’de arak, Yunanistan’da uzo, Balkanlarda rakia, İtalya’da sambuca, Fransa’da pastis adıyla anılan içkilerin hepsi bir cins rakı...


Rakıyla alakalı olarak, ille sahiplenici bir detay arıyorsak, en yerli ve millî olanı,bizim rakımızın aksine, yıldız anason ve sakızla üretilen Yunan içkisi uzo… Bizim neden sahiplenmemiz gerektiğine gelirse, uzoyu ilk defa üreten kişi, Osmanlı Ordusu mensubu bir tabip albay.Mucidi bir ordu mensubu ise, daha millî olacak tabii.


Güzel bir balık sofrası kurarsanız, uzoyu bulan Tabip Albay Krios Stavrakis’e bir kadeh kaldırın.


Levon Bagis'ten alınmıştır

0 görüntüleme