Sigri, Dünyanın Kenarı



"Sigri" dedikten sonra, başka bir şey söylemeye gerek yok. Yani benim için. Sigri, sessizlik, huzur, şeytanın bile çalışmadığı, ormanları bu sakinlikte büyümeyi bırakarak taşa dönüşen bir kaçış kapısı. Bir kafenin köşesine asılan tabela, yeterince açıklamıyor mu durumu? "Yapacak hiç bir şeyin yoksa, onu burada yapabilirsin!"




Midilli'yi ziyaret edenlerin yolu, genelde Sigri'den geçmez. Neler kaçırdıklarını bilseler!!! Osmanlı zamanında tamamıyle Türk Köyü olan Sigri'ye, Kallionis'den sonra güney sahil yolunu takip ederek ulaşılabilir. Yol üzerinde Tavari ve Erossos, uğranması, görülmesi ve hatta zaman geçirilmesi gereken yerlerdendir. Erossos'tan sonra kuzeye (yolun sağına) doğru yol takip edilerek, Sigri'ye varılır. Sigri'ye varış, yüksek bir tepeden aşağıya doğru inen bir yol ile gerçekleştirilmiş olur. Ancak tepeden aşağıya doğru iniş sırasında, muhakkak yolun sağında durup, manzarayı seyretmekle başlayın ziyaretinize. Karşıda Megalonisi (Nissiopi) Adacığı'nın koruduğu Sigri Körfezi'ni görürsünüz ve daha ötesinde sonsuz maviliği. Sigri ise yolun sonunda solda yerini alır.


Gidilecek mekanlardan biri Calma Cafe, sabahları kahve içilecek küçük bir mekan sunarken, gün boyu bar ve bazı akşamlar da canlı Yunan Müziği sergilenen bir mekan olur. Kafenin sahibi Bambinos Elefteriu, aynı zamanda profesyonal bir müzisyendir. Sigri ziyareti, muhakkak canlı müzik gecelerinden birine denk getirilmelidir (2018).

Karnınız mı acıktı, yer hazır. Hemen limanın kenarında bir köşe, Cavo Doro Restorant. George Soylios ve ablasının işlettiği bu aile restoranında taze pişirilmiş yemek tercih edebilirsiniz. Neden makarnalı istakoz, bu tercihlerden biri olmasın! Hatta bazen direkt klasik yemekler, mezeler yerine, George'a kendi spesyalitelerini sorup, öneri almanız çok iyi olacaktır.


Sigri ziyareti öncesi, Sigri Kalesi ve Taşlaşmış Ormanı'nın tarihini okumanızı öneririm. 1746 yılında Türkler tarafından Ayvalık tarafındaki Sarımsaklı'dan getirilen taşlarla inşaa edilen kale, güvenlik nedeni ile ziyarete kapalı olsa da, taşlaşmış orman müzesi gündüzleri açıktır. Müzede, taşlaşmış ormanın tarihini anlatan bir video gösterimi de olmakta. Hatta ziyaretçi sayısı yeterli ise, bunun Türkçe olmasını talep edebilirsiniz.

Limanın güney doğusunda ve kalenin hemen altındaki körfez, teknelerin demirlemesi için uygun olup, seyredenlere harika görüntü sunar. Sigri, tüm mütevaziliği ve sessizliği ile, yalnız kalmak isteyen, kita okumak ve hatta yazmak isteyenler için biçilmiş kaftandır.



Agia Triada orjinalde 1870 yılında cami olarak inşaa edilmiş ve sonradan kilisiye çevrilmiş bir yapıdır. Yanıbaşında bir su sarnıcı ve hamam bulunur.



Denize girmek için, limandan çıkan ve Calma Cafe'nin sağından ilerleyen yolun sonundaki kumsal kullanılabilir. Sahil tamalıyle ince kumdan oluşmuştur. Duşlardan da ücretsiz yararlanabilirsiniz.

Yazın sürekli rüzgarlar sayesinde, havası serin ve adanın diğer bölgelerine göre ferahtır. Hatta bazı akşamlar üzerinize ince bir battaniye almak isteyebilirsiniz. Belki iyi, belki kötü, Sigri rüzgar sörfçüleri tarafından henüz keşfedilmemiş ama bu spora çok elverişli bir bölgedir. Özellikle Megalonisi ile şehir arasında kalan iç deniz, sörf için biçilmiş bir kaftandır diyebiliriz.




0 görüntüleme